KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1354 E., 2014/16567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/16444
- Mahkemesi
- Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/09/2010
- Numarası
- 2010/82 (E) ve 2010/804 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından emekli olan sanığın, katılanın akrabası olan tanık İ.. Ö..'e, B.
A.'ın şoförü olduğunu ve bakanlıkta sözleşmeli işçi olarak işe yerleştirme yapabileceğini söyleyerek, katılandan nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve diploma fotokopileri ile masraf olarak 600 TL ücret almasına rağmen, katılanı işe yerleştirmediği ve parayı da iade etmemek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/2 maddesinde belirtilen “Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan,
onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1354, K. 2014/16567, 15 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama