KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/1566 E., 2013/5831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen hükme yönelik 28/01/2011 tarihli temyiz istemi üzerine temyiz isteminin reddine dair, 10/02/2011 gün ve 2009/434 esas, 2010/523 karar sayılı ek karar kendisine 01/03/2011 tarihinde tebliğ edildiği halde sanığın ek-karara yönelik temyizinin bulunmadığı görülmekle sanık ... yönünden incelenmeyen dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-)Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında koşulları bulunduğu halde TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılamıştır. Katılanın zararı giderilmediği gibi sanık ...'nin ayrıca daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların katılan ... yı sanıklardan ... ile evlendirecekleri vaadiyle görüşüp, sanık ...'yi sanık ...'nın ablası olarak tanıttıktan sonra evlilik için altın almak bahanesiyle katılanlar ...,... 'dan 2,200 TL aldıktan sonra ortadan kaybolarak evliliği de gerçekleştirmemeleri şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1566, K. 2013/5831, 1 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama