KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/16387 E., 2013/19549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret, mala zarar verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır.
Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır.
Tarafların sosyal durumları,sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılana ait işyerinin camlarının kırıldığı ve cama sprey boya ile "deli ... ve arkadaşları hepinizin a…" yazıldığı, yine katılana ait ...plakalı aracın sağ ön çamurluğuna zarar verildiği iddia edilen olayda, sanığa ait ...plakalı aracın ön sağ tamponunda sürtünmeye bağlı çiziklerin ve katılanın dükkanına ait olduğu değerlendirilen boya izlerinin ve çarpmanın etkisiyle oluşan çatlak şeklinde kırıkların olduğunun tespit edildiği, dükkandan ve ...plakalı aracın sağ ön tamponundan alınan boya numuneleri üzerinde ...
Kriminal Polis Labaratuvarların da yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; numunelerin fiziksel ve kimyasal özellikler bakımından benzer olduklarının belirtildiği, yapılan yargılamada sanığın suçlamaları kabul etmediği, olaya ilişkin görgü tanığının bulunmadığı,hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın aracı ile katılanın dükkanına çarpmış olduğu kabul edilse bile hayatın olağan akışı ve sanığın aracında da hasar meydana gelmiş olması sebebi ile bu çarpmanın kasıtla yapılmış bir eylem değil ancak kaza sonucu taksirle oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği,
mala zarar verme suçunun kasıtla işlenebilen bir suç olması taksirli halinin kanunda düzenlenmediğinden sanığın mala zarar verme suçundan kasıt yokluğu nedeni ile hakaret suçundan ise de yapılan yargılamada sanığın müsnet suçu işlediğine dair yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla suç sabit olmadığından beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/16387, K. 2013/19549, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama