KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/16557 E., 2015/30850 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 15 - 2011/402739
- Mahkemesi
- Bolu Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 13/10/2011
- Numarası
- 2011/69 (E) ve 2011/157 (K
- Sanıklar
- K.. Ö.., F.. E..
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıkların, babaları Mehmet Önder'in ölümünden sonra yetim aylığı almakta iken sigortalı olarak işe girmeleri sebebiyle aylıklarının kesilmesi gerektiği halde bu durumu gizleyip, kuruma bildirmeyerek hak etmedikleri halde katılan kurumdan aylık almaya devam etmek suretiyle kamu kurumunu zarara uğrattıklarının iddia edildiği olayda; sanıkların, sigortalı olarak işe başlama ve bitirme tarihlerinin, çalıştıkları birimler tarafından kuruma bildirildiği,
kurum tarafından yapılacak araştırma ile yetim aylığı bağlanan şahısların sigortalı olarak çalışıp çalışmadıklarının her zaman tespit edilebileceğinin anlaşılmakla, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmalarını gerektirir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/16557, K. 2015/30850, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama