KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/16806 E., 2013/19435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, kendisine ait çayırlık alanı sulamak için tarlasının etrafından geçen bir su kanalı oluşturduğu, ancak daha sonra kanalın önünü keserek başka bir tarlaya su vermesi nedeniyle katılana ait evi su bastığı, alınan bilirkişi raporunda, sanığın kanalı kapatması dolayısıyla katılanın evinin zarar gördüğünün belirtildiğinin iddia edildiği olayda;
sanığın savunmalarında evlerinin yaklaşık 100 metre yukarısından dere yatağı ile suyunun geçtiğini, dere suyunun taşması halinde ve normal zamanlarda evlerine doğru su aktığından üst kısımlarının bataklık haline dönüştüğünü, bunu önlemek için kendi çabalarıyla küçük bir su kanalı açtığını, tarlanın etrafından gelen suyu boruya akıtarak evinin altından dereye verdiğini, ancak aynı yerde evi bulunan şikâyetçinin bu tedbirlerini beğenmemesine rağmen hiçbir yardımda bulunmaması nedeniyle almış olduğu tedbirleri sona erdirerek derenin eskisi gibi gelişigüzel akmasına izin verdiğini, kendi evinin de zarar gördüğünü,
onun dışında bir hareketinin olmadığını, katılanın kasti bir davranışta bulunmuş olabileceğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi, bilirkişi raporunda da, katılana ait taşınmazın topoğrafik açıdan az eğimli bir yamacın eteğinde olduğu, sanığın, katılan ile kendisine ait taşınmazları korumaya yönelik tedbir aldığı,
daha sonra bu tedbiri sona erdirmesi nedeniyle suyun eskisi gibi rastgele aktığını belirtilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, kanalı ile ilgili çalışma yaptığı sırada katılana zarar verme kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği ve olası kastın şartlarının da oluşmadığı hususları gözetilerek, suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/16806, K. 2013/19435, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama