KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1689 E., 2014/8978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2011/38475
- Mahkemesi
- Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 21/05/2010
- Numarası
- 2009/98 (E) ve 2010/168 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müşteki dolmuş durağında iken tanımadığı bir şahsın yanına geldiği, annesinin ölmesinden dolayı kendisine yüklü miktarda para kaldığını ve bu paraları fakir fukaraya dağıtmak istediğini söyleyerek müştekiden yardım istediği, müştekiyi mevlüt okuttuklarını söylediği bir apartmanın önüne getirdiği, burada yanlarına gelen şahsı amcası olarak tanıttığı, yaşlı adamın genç olandan para getirmesini istediği, bir müddet sonra genç olan şahsın elinde paralarla aşağı indiğinde yaşlı olan şahsın “git 3000 TL değerinde dolar getir" dediği,
bu esnada genç adamın müştekiye "kolunda bulunan 22 ayar bileziği yukarıda bulunan hocaya okutacağım” diyerek alıp yukarı çıktığı, bir müddet bekledikten sonra yanında bulunan adamın telefonunun çaldığı, arayan şahsın kendisini hocanın yukarı çağırdığını söylemesi üzerine, yukarıya çıkan müştekinin kimseyi görememesi üzerine tekrar aşağıya indiği, kimseyi bulamaması üzerine dolandırıldığını anlayarak bu kişiler hakkında şikayetçi olduğu,
müştekinin olayla ilgili olarak Emniyet Müdürlüğü'nde kendisine yaptırılan teşhiste adı geçen sanıkları teşhis ettiği, sanıkların bu eylemleri ile dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, her ne kadar sanıklar savunmalarında atılı suçu işlediklerini inkar etmişlerse de, müşteki beyanı, fotoğraf teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediği ve delillerin mahkumiyetlerini gerektirdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1689, K. 2014/8978, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama