KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/19629 E., 2014/9165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 9 - 2012/26353
- Mahkemesi
- Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 29/11/2011
- Numarası
- 2011/12 (E) ve 2011/556 (K
- Suç
- Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sûkununu bozma
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Soruşturma aşamasındaki anlatımlara göre; akıl hastası olduğu ileri sürülmeyen (müdafii hariç) ve fakat doğuştan sağır-dilsiz olduğu bildirilen ve suç tarihinde 27 yaşında olup, nüfus kaydına göre 12.01.2010 tarihinde tanık Gülşah ile resmen evlenmiş olarak görünen sanığın; aynı arazi içerisinde olmakla beraber, ayrı bir evde ikamet eden katılan ve eşi-tanık Asya ile son birkaç aydır çekişme içine girerek, onların evlerini taşlamak gibi çeşitli hâl ve hareketleriyle rahatsız etmesi, son olarak suç tarihinde attığı taş ile katılana ait evin penceresindeki çiftli camın 2,5x3 cm ebadında “çatlamasına” neden olması eylemlerinin “mala zarar verme” ve “kişilerin huzur ve sûkununu bozma” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanık müdafiinin 29.11.2010 tarihli “...cezai ehliyetinin olmadığı...” yönünde tutanağa geçen ifadesi doğrultusunda yapılan araştırmada ilçe Devlet Hastanesi'nde Psikiyatr Uzm.
Dr.'dan alınan 30.11.2010 tarihli raporda “psikoz” olabileceği öngörüsü ile Bursa Devlet Hastanesi'ne sevk edilen sanık hakkında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanından alınan 06.12.2010 tarihli raporda “IQ=68 ölçülmekle hafif derecede mental retarde” tespitinde bulunulduğu (psikoz hususunda bir tespite yer verilmediği) görülmekle;
sanığın TCK'nın 32.maddesi çerçevesinde suç tarihi itibariyle ve atılı suçlar bakımından kuşkuya yer bırakmayacak tarzda “akıl hastalığına” düçâr olup olmadığının usulünce uygun bir şekilde aldırılacak uzman heyet raporu ile belirlenmesi yerine, tek hekimin kanaatine dayalı raporuna dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/19629, K. 2014/9165, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama