KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/1979 E., 2014/17229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...'in, gerçekte kendi adına herhangi bir işyerinin olmamasına karşın, pil satış işleri ile ilgilendiğini ve işlerin iyi gittiğini etrafa yaydığı, daha önce kendisiyle aynı işyerinde çalışan sanık ... vasıtası ile pil satış kampanyası başlattıklarını katılana anlattığı, sanıkların, katılana on iki gün içerisinde 5.000 TL para yatırıldığı taktirde, 7.500 TL olarak parayı geri alacaklarını, ayrıca kampanyaya katılınması halinde, bir adet cep telefonu ve bir adet dizüstü bilgisayar hediye olarak verileceğini söyledikleri, katılanın da buna inanarak 5.000 TL parayı sanık ...'a verdiği, bu arada, sanık ...'in de, katılanın yanına gelerek,
kendilerinin pil satışı yapan bir işyerinin bulunduğuna katılanı inandırdığı, belirtilen sürenin sonunda katılanın sanıklara ulaşamadığı ve parasını alamadığı, yapılan araştırmada sanık ...'in, böyle bir yerinin bulunmadığının ortaya çıktığı, bu şekilde her iki sanığın eylem birliği içerisinde hareket ederek katılan aleyhine haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır, sanıkların,
gerçekte pil kampanyası olduğuna, bu kampanya ile daha fazla para kazanılacağına ve bunun haricinde cep telefonu ve bilgisayar hediye edileceğine katılanı inandırdıkları, sanıklarla katılanın, daha önce beraber çalışmış olmaları nedeniyle katılanın, sanıklardan şüphelenmediği, böylece hileli hareketlerle sanıkların, katılanın parasını alarak ortadan kayboldukları dikkate alınarak dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/1979, K. 2014/17229, 27 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama