İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/21731 K.2014/10759

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2013/21731Karar2014/10759Tarih29 Mayıs 2014Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2013/21731 E., 2014/10759 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Mayıs 2014
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanık ...'in hüküm tarihinden önce öldüğü gerekçesi ile 17.07.2012 tarihli ek kararla verilen düşme hükmünün hukuki dayanağı bulunmadığı gözetilerek İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli ek kararı kaldırılıp yapılan incelemede;

Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.

5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin

yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır.

Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır.

Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir.

Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 tarih 9-259-47 sayılı kararında belirlendiği gibi,Olayın gelişimi sırasında sanığın,cebir ve/veya tehdit kullandığı polis memuru olan müştekiler suçun mağduru, kamu idaresi ise suçtan zarar gören konumundadır.

“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçunun 5237 sayılı TCK’nın “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde düzenlenmiş olması da kamu görevlilerinin suçun mağduru olamayacakları anlamına gelmemektedir.

Aksinin kabulü halinde, görevleri dışında kendilerine karşı cebir ve/veya tehdit kullanılması halinde işlenen bu suçların mağduru olacaklarında kuşku bulunmayan kişilerin, aynı suçlara görevlerinin ifası sırasında kamu görevlisi sıfatıyla maruz kaldıklarında ise suçun mağduru olmadıklarını ileri sürmek çelişkisine düşülecektir ki, bunun yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

Sanıkların, arkadaşları olan ve İskenderun Devlet Hastanesinde tedavi gören sanık ...'in taburcu işlemleri için hastaneye gittiklerinde kendilerinden 300,00 TL tedavi masrafı istendiği, bu parayı ödeyemeyeceklerini söyleyen sanıklardan bu kez senet vermeleri istenince, hastanede olay çıkarttıkları, bunun üzerine hastane görevlileri tarafından çağrılan polislerin hastane bahçesinde bulunan sanıklar ile konuştukları sırada yanlarında getirdikleri, bıçak, sopa ve satırlar ile aletlerle çevreye saldırmaya başlayan sanıkların hastanenin giriş kapısının camlarını kırdıkları, polis memurlarının sanıkları etkisiz hale getirmek

istemesi üzerine ellerindeki kesici aletlerle direnen sanıkların polis memurlarından ... ve ...'i yaraladıkları somut olayda;

1- Sanık ...'in annesi...'in temyiz talebi ile sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan karara karşı süresi içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, buna rağmen, reşit olup, hakkında kısıtlılık kararı verildiğine dair her hangi bir belge sunulmayan sanığın annesi . ...'in sanığın mahkûmiyetine dair kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından 09.05.2012 tarihli temyiz inceleme başvurusunun,

Sanık ...'in hüküm tarihinden önce 12.09.2008 tarihinde vefat ettiğinin dosya içerisindeki nüfus kaydından anlaşılması karşısında; vekalet ilişkisi sona eren müdafiinin 11.04.2012 tarihli temyiz inceleme başvurusunun

5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

...'in kollukta müdafii huzurunda verdiği ifadesinde hastanenin camını sanık ... ile birlikte kırdıklarını beyan etmesi, mağdur polis memuru ...'in elinde bıçak bulunan sanık ...'nin arkadaşlarına saldırdığını gördüğünü söylemesi ile sanığın yapılan üst araması sırasında ele geçirilen ve Adli Tıp Kurumu'nun 26.05.2009 tarihli raporuna göre kuru sıkı tabancayken üzerinde yapılan değişiklik sonucunda saçma yada kurşun atabilir hale getirildiği için 6136 sayılı Kanunu kapsamında kaldığı anlaşılan silah nedeni 6136 sayılı Kanuna muhalefet, kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında 6136 sayılı Kanunun 13/1 maddesinde 30 günden 100 güne kadar öngörülen adli para cezasının gün olarak belirlenip bir günü 20,00 ile 100,00 TL arasında belirlenecek miktar ile çarpılarak sonuç para cezasının belirlenmesi yerine doğrudan doğruya 450,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

3- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Sanığın berberde traş olduğu sırada ... ve ..i'yi polislerle tartışırken gördüğünü, olaylara karışmadığına yönelik savunması, sanık ...'in kollukta müdafii huzurunda verdiği ifadesinde hastanenin camını sanık ... ile birlikte kırdıklarını söylemesi, polis memuru olan tanık .....'in yeminli ifadesinde camı ..., ... ve ...'in kırdığına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden sanığın suça nasıl iştirak ettiği izah edilip gerekçesi gösterilmeksizin mahkûmiyetine karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/21731, K. 2014/10759, 29 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/21731
Karar No
2014/10759
Tarih
29 Mayıs 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/21732 K.2014/10337
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/21733 K.2014/10338
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/21735 K.2014/10322
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/21735 K.2014/8396
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/21736 K.2014/10273
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/21736 K.2014/15405

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.