KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/21863 E., 2016/670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Nitelikli dolandırıcılık, yalan tanıklık
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar A.. D.., F.. D..; yalan tanıklık suçundan sanık M.. A.. (Demir)'in beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Somut olayda; sanıklar ......'nin, resmi nikâhlı evli iken sanık .....'nin vefat eden babasından yetim maaşını alabilmek için 30.01.2006 tarihinde muvazaalı olarak boşandıkları, ancak aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, SGK'dan maaş almak suretiyle haksız menfaat temin ederek kamu kurumunu dolandırdıkları; sanıklar .... ve ......'nin müşterek çocukları diğer sanık Melek'in ise anne ve babasının boşanmalarından sonra bir araya gelmiş olmalarına rağmen gerçeğe aykırı olarak bir araya gelmediklerini ifade etmek suretiyle yalan tanıklık suçunu işlediği iddia edilmiş ise de,
Hukuken geçerli olan bir kararla boşandıktan sonra, eşlerin bir arada yaşamasını engelleyecek şekilde birlikte yaşamanın suç olduğuna dair kanuni bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, eşlerin bir arada yaşamasının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai düzenlemenin bulunmaması nedeniyle eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu,
sanık ....'in ise suç kastı ile hareket ettiğine dair savunmasının aksine kesin, somut ve inandırıcı kanıt elde edilemediği anlaşılmakla, mahkemece verilen beraat hükümlerinde Anayasa, AİHS ve kanuni düzenlemeler dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/21863, K. 2016/670, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama