KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/22269 E., 2016/309 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2016
- Tebliğname No
- 15 - 2012/35065
- Mahkemesi
- Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 18/10/2011
- Numarası
- 2011/366, 2011/542
- Sanık
- E.. E..
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, müşteki ve nişanlısını işe aldıracağını söyleyerek müştekiden 67 TL manyetik kart ücreti ve 25 TL kargo ücreti aldığı, ancak müştekiyi ve nişanlısını işe aldıramadığı gibi almış olduğu paraları iade etmeyerek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması,
mağdur ile tanık ifadesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde aşağıda belirtilen bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmamış ve 5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 27.02.2010 tarihinde işlendiği, tekerrüre esas alınan Ankara 4.Asliye Ceza Mahkemkesinin 2009/1306 esas ve 2010/296 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin ise 05.05.2010 olması karşısında, söz konusu ilamın tekerrüre esas teşkil etmediği gözetilmeden sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/22269, K. 2016/309, 14 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama