KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/2259 E., 2014/9260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/280437
- Mahkemesi
- Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 03/03/2011
- Numarası
- 2010/471 (E) ve 2011/117 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müteahhitlik yapan katılanın, işi nedeniyle 2009 yılı Mart ayında Antalya'da bulunduğu sırada, daha önce tanıdığı M. V. B. vasıtasıyla Antakya' da demir işi yapan sanık Y..
Y.., Ali ve Osman isimli şahıslar ile telefonda demir ticareti konusunda görüşmeler yaptığı, daha sonra da 2009 yılı Ekim ayında Antakya'ya geldiği, bir lokantada sanıklar ile yanlarında bir kişi daha olduğu halde yemek yedikleri, katılanın, sanıklarla 125 ton demiri 95.000 TL'ye almak üzere anlaşıp İstanbul'a geri döndüğü, 14/10/2009 günü Antakya'ya demir almak üzere tekrar geldiği, sanık K..
İ..'nin adını Ali olarak söylediği ve kendisini satış müdürü olarak tanıtarak alınacak demir karşılığı katılandan öncelikle 24.600 TL para istediği, katılanın üzerinde o kadar para olmadığını söylediği, sanık Kemal'in " ne kadar paran varsa ver, daha sonra üstünü tamamlarsın" dediği ve
yanlarında Osman isimli bir şahıs da olduğu halde Garanti Bankası'na gittikleri, katılanın, kendi hesabından 10.000 TL para çektiği, sanık Yahya'nın, katılana “sen bu 10.000 TL' yi ver, geriye kalan parayı da bizim hesaba geçir” deyip kendisine ait banka hesap numarasını katılana verdiği, katılanın aynı gün sanık Yahya'nın hesabına 3.600 TL, 16/10/2009 tarihinde de 3.000 TL para yatırdığı, daha sonra katılanın İstanbul'a döndüğü, sanıkların katılana, demirleri 19/10/2009 günü yükleyip göndereceklerini söyledikleri halde göndermedikleri, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, katılan ve sanığın ifadelerinde geçen M. V. B. ve Osman isimli kişilerin açık kimlik bilgileri ve adreslerinin tespit edilerek tanık sıfatıyla ayrıntılı olarak ifadelerinin alınması, sanıklarla katılan arasındaki ticari ilişkinin ne olduğu, katılan tarafından verilen paranın hangi amaçla verildiği, sanıkların kendilerini demir ticaretiyle uğraşan kişiler olarak tanıtıp tanıtmadıkları hususlarının sorulması, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/2259, K. 2014/9260, 12 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama