İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26575 K.2016/2548

.

Esas2013/26575Karar2016/2548Tarih15 Mart 2016Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2013/26575 E., 2016/2548 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mart 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç
Dolandırıcılık, hırsızlık
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

.

Dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın, katılan ...'u cep telefonundan arayarak .... bölgesinde kendisine ait olduğunu bildirdiği, ancak gerçekte katılan ...'e ait olan hurda malzemeleri satmak istediğini belirtmesi üzerine, katılanlar .... yeni mahallede bulunan bir çay bahçesinde sanık ile görüştükleri, daha sonra hep birlikte ... inşaat karşısında bulunan boş arazideki hurda malzemeleri görmek için belirtilen bölgeye gittikleri, sanığın hurda malzemelerin kendisine ait olduğunu, ağabeyinin ağır bir trafik kazası geçirdiğini, kazadan dolayı yaralandığını, bu nedenle masrafları ödeyemediğini,

aracının bağlandığını ve acil paraya ihtiyacı olduğunu belirterek hurda malzemeleri satmak istediğini söylediği, katılan ... ile 30,000 TL karşılığında anlaştıkları ve kendi aralarında buna dair sözleşme imzaladıkları, katılanların kamyon, vinç ve işçilerle birlikte hurda malzemelerinin bulunduğu yere geldikleri, sanığın 30,000 TL'yi alarak bankaya gittiğini söyleyip olay yerinden ayrıldığı, katılanların hurda malzemelerinin bir kısmını kamyona yükleyip ... ilçesinde bulunan Çolakoğlu fabrikasına gönderdikleri, katılan ...'in şikayeti üzerine hurda malzemelerin ele geçirildiği şeklindeki olayda;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine, eylemin tek bir suç oluşturduğuna, teşdiden ceza tayininin haklı gerekçesinin olmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığın, kendisine ait olmayan hurda malzemeleri kendisine ait olduğunu ve kaza geçiren ağabeyinin hastane masraflarını ödemek için ihtiyacı bulunduğunu söyleyerek katılanlar ... satması şeklindeki eyleminin bir bütün olarak dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, söz konusu hurda malzemelerin kendisine ait olduğunu ifade etmesinin dolandırıcılık suçunun hile unsurunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca hırsızlık suçundan da mahkumiyete hükmolunması,

Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 15/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

(Karşı oy)

KARŞI OY

Sanığın, katılan ...'u cep telefonundan arayarak K.... bölgesinde kendisine ait olduğunu bildirdiği, ancak gerçekte katılan ...'e ait olan hurda malzemeleri satmak istediğini belirtmesi üzerine, katılanlar .... yeni mahallede bulunan bir çay bahçesinde sanık ile görüştükleri, daha sonra hep birlikte ... inşaat karşısında bulunan boş arazideki hurda malzemeleri görmek için belirtilen bölgeye gittikleri, sanığın hurda malzemelerin kendisine ait olduğunu, ağabeyinin ağır bir trafik kazası geçirdiğini, kazadan dolayı yaralandığını, bu nedenle masrafları ödeyemediğini,

aracının bağlandığını ve acil paraya ihtiyacı olduğunu belirterek hurda malzemeleri satmak istediğini söylediği, katılan ... ile 30.000 TL karşılığında anlaştıkları ve kendi aralarında buna dair sözleşme imzaladıkları, akabinde katılanların kamyon, vinç ve işçilerle birlikte hurda malzemelerinin bulunduğu yere geldikleri, sanığın 30.000 TL'yi alarak, bankaya gittiğini söyleyip olay yerinden ayrıldığı, katılanların hurda malzemelerinin bir kısmını kamyona yükleyip ...ı ilçesinde bulunan .... fabrikasına gönderdikleri, hurdaların gerçek sahibi katılan ...'in şikayeti üzerine hurda malzemelerin ele geçirildiği şeklindeki olayda;

Sayın heyet çoğunluğu ile ihtilafımız, sanığın dolandırıcılık suçu yanında dolaylı fail yönüyle hırsızlık suçununda oluşup oluşmayacağı hususunda toplanmaktadır.

Sanığın, kendisine ait olmayan hurda malzemeleri kendisine ait olduğunu ve kaza geçiren ağabeyinin hastane masraflarını ödemek için ihtiyacı bulunduğunu söyleyerek katılanlar ... satması şeklindeki eylemde, katılanların, diğer katılan, hurda malzemelerin sahibi olan ...'e ait hurdaları rızası dışında alması eyleminde, sanık dolandırıcılık suçundan fail, hırsızlık suçunun ise dolaylı failidir. Çünkü hile yapılarak mağdur katılanların elindeki maddiyat alınmış, bu mağdur katılanlar kullanılarak başka bir kişinin malları çaldırılarak bundan faydalanılmıştır. Fail dolandırıcılık yanında hırsızlık suçunu işlemiştir. Çünkü hırsızlık suçunda unsur kastın yanısıra faydalanma amacıdır. Sanık, hurdaların sahibinin malından, faydalanmıştır.

Doktrinde de; bir suçun kanuni tarifinde bulunan bütün unsurlarını bilerek ve isteyerek herhangi bir hataya düşmeden doğrudan doğruya gerçekleştirilen kimseye doğrudan fail denir. “Dolaylı faillik, TCK.nun 37. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Suç teşkil eden haksızlık bazen bir diğer kişinin vasıta olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilebilir.

Bu durumda, arka plandaki şahıs, suçun icrai hareketlerini gerçekleştiren şahsın ve hareketinin üzerinde üstün hakimiyet kurmaktadır ve bu hakimiyet, arka plandaki şahsa dolaylı faillik kazandırmaktadır. Arka plandaki şahsın suçun icrai hareketlerini gerçekleştiren şahıs ve hareketi üzerinde hakimiyet kurmasını tedarik eden hususlardan bir tanesi ön plandaki şahsın yanılgı içinde olmasıdır.

Söz konusu yanılgı suçun teşekkülü açısından zorunlu olan kastı bertaraf edebileceği gibi, kanuni tarife uygun haksızlığın gerçekleşmesi açısından etkili hususlarda da meydana gelebilir. Ancak, kanuni tarife uygun haksızlığın gerçekleşmesine etkili olmayan hususlardaki bir yanılgı, arka plandaki şahsın fiil üzerinde hakimiyet kurabilmesi için yeterli değildir.

Arka plandaki şahsın fiil üzerinde hakimiyet kurabilmesini sağlayan diğer bir husus, fiili icra eden üzerinde cebir veya tehdit tatbikidir. Gerçi bu durumda cebir veya tehdit tatbik edilen ön plandaki şahıs fiilin icra edilişi üzerindeki hakimiyeti kendi elinde tutmaktadır. Fakat arka palandaki şahsın irade hakimiyeti ona fiil üzerinde hakimiyeti sağlamaktadır.” Bu izahatın değişik bir durumunu TCK.nun 28. maddesinde de bulabiliriz.

TCK.nın 28. maddesinde “Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Burada şu soru akla gelebilir: “Ceza Kanununda azmettirme kurumu varken, dolaylı failliğe neden gereksinim bulunmaktadır.

TCK 40'ta açıklanan bağlılık prensibi gereğince asli fiilin hukuka aykırı ve kasten olması aranmaktadır. Bu nedenle asli failin hukuka uygun hareket ettiği veya kasten hareket etmediği hallerde dolaylı faillik kurumu bulunmadığı takdirde, asli failin bu fiiline iştirak edenlerin de cezalandırılması mümkün olmamaktadır, zira asıl fail cezalandırılmamaktadır.

Böylece dolaylı faillik kurumuna müracaat etmek suretiyle asıl fail cezalandırılmasa dahi, suça katılan diğer kimselerin cezalandırılması olanağı sağlanmış bulunmaktadır.” şeklinde görüşler bulunmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında; olayımızda iki suç işlenmiştir. Birinci suç sanığın katılan ...'a yönelik işlediği dolandırıcılık suçudur. Bu suç paranın alınmasıyla tamamlanmıştır.

İkinci suç, katılan ...'e ait hurdanın bilgisi ve rızası dışında alınması ile oluşan hırsızlık suçudur. Katılan ... ve ... bu suçun işlenmesi bakımından araç durumuna irca edilmiştir.

Bu kişilerin hırsızlık kasıt olmadığı için sorumluluğu cihetine gidilemez. Bu durumda dolandırıcılığı gerçekleştiren sanık hırsızlık suçundan da sorumludur.

Bu iki suç bakımından gerçek içtima hükümlerini göz önünde bulundurarak sanığın cezalandırılması gerektiği ve usul ile yasaya uygun verilen kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne muhalifim.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/26575, K. 2016/2548, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/26575
Karar No
2016/2548
Tarih
15 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26587 K.2016/2544
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26607 K.2016/2653
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26623 K.2016/2545
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26631 K.2016/2546
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/26639 K.2016/2541
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/26639 K.2016/2062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.