KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/26642 E., 2013/20284 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık ...'ın 2022 sayılı yasa kapsamında özürlü maaşından yararlandığı halde diğer sanık ...'ın vasıtasıyla elde ettikleri, Van Eğitim ve Araştırma hastanesinden verilmiş gözüken sahte özürlü raporununu evde bakım hizmetlerinden yararlanmak için sosyal güvenlik kurumuna göndererek sahte rapor ile kamu kurumunu dolandırmaya teşebbüs ettikleri belirtilerek açılan davada;
Sahte raporun sosyal güvenlik kurumuna kim tarafından gönderildiğinin belli olmadığı, sanık ... adına evde bakım hizmetinden yararlanma başvurusu bulunmadığı raporun tek başına ve doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderildiği, bu şekilde maaş başvuru talebi ile diğer belgeler eklenmeden, mal müdürlüğü yerine doğrudan kuruma gönderilen rapora istinaden maaş bağlanamayacağının ilgili mevzuat ve kurumun yazısı ile sabit olduğu, kurumun herhangi bir zararının da bulunmadığı, dikkate alındığında raporun kuruma gönderilmesinin hazırlık hareketi niteliğinde olduğu icra hareketlerinin başlamadığı dolayısıyla dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanıkların yüklenen suçtan beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/26642, K. 2013/20284, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama