KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/27765 E., 2016/3419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın katılan ... ile birlikte avukat olan katılan ....'nın iş yerine geldiği, katılan ...nin ablasının kocası öldürüldüğünden açmak istediği manevi tazminat davasının vekalet işlemlerinin görüşüldüğü, katılan ....'nın ....den dava harç masrafı olarak 1.300 TL'yi elden aldığı ve sanık ile ....'nin bürodan ayrıldığı, kısa bir süre sonra sanığın büroya dönerek katılanın dava açma hususunda biraz daha düşünmeye karar verdiğini bu nedenle parayı geri istediğini söyleyerek parayı aldığı ve ayrıldığı, bu durumdan parayı veren katılanın haberinin olmadığı olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak,
TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindeki kişiler yönünden ise söz konusu hak yoksunluklarının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gerektiği gözetilmeden kanundaki düzenlemeye aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, ''kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/27765, K. 2016/3419, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama