KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/28867 E., 2016/4459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın para yatırmak üzere ... şubesine gelen müdahilin yanına yaklaşarak, göndereceği para miktarını sorduğu, müdahil 500 TL göndereceğini söyleyince 8 TL masrafı olduğunu söyleyerek görevliymiş gibi davranıp müdahilin parasını aldığı ve pul alması için gönderdiği, sonrasında postaneden ayrılarak dönmediğinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılarak verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, katılan vekilinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılıp yerine, "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın “c” bendinde yer alan, kendi altsoyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/28867, K. 2016/4459, 5 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama