KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/33208 E., 2014/2753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2014
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18/02/2013 tarihli ve 2012/40057 soruşturma, 2013/2522 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karsı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/04/2013 tarihli ve 2013/444 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/12/2013 gün ve 2013/18027/73023 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2013 gün ve 2013/383523 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında, üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
müştekinin, site aidatlarının usulsüz harcandığına yönelik iddiaları karşısında, site hesapları üzerinde uzman bilirkişi raporu alınması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dosya incelendi, müştekinin şikayetinde, oturdukları binada yönetici olan şüphelilerin site bahçesine güvenlik görevlilerinin oturması için baraka şeklinde yer yaptığını, bu yerin izinsiz yapıldığı için belediye yetkilerince yıkıldığını, sanıkların bina aidat paralarını yıkılmış olan bu yerin yapımına harcayarak güveni kötüye kullandıklarının iddia edildiği olayda, Küçükçekmece C.
Başsavcılığınca olayda yönetici olan şüphelilerin hukuki sorumluluğunun bulunduğu, ihtilafın hukuki mahiyette olup atılı suçun unsurlarının oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara itiraz üzerine merci İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce itirazın reddine dair kararının bozulması istenilmekle, olayda, şüphelilerin yöneticilik görevleri sırasında site güvenlik görevlilerinin kalması için yani sitenin ihtiyacı için bina yapmış olmaları ve bu binanın izin alınmamakla sonradan belediye yetkililerince yıkılmasında,
şüphelilere bina parasını "kendileri ya da başkası yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunma ya da devir olgusunu inkar etme" gibi bir iddianın bulunmamasına göre atılı güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının bulunmadığının anlaşılması karşısında, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/04/2013 gün ve 2013/444 D.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/33208, K. 2014/2753, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama