KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/4325 E., 2014/16910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Avukat olan sanığın Niğde Baro Başkanlığı'nda kayıtlı olarak görev yaptığı, katılanın 08/03/2006 tarihinde vermiş olduğu vekaletname ile icra takiplerini yürütmek üzere sanığı vekil tayin ettiği, sanığın bu vekaletnameye istinaden alacaklı vekili sıfatı ile Niğde İcra Müdürlüğü nezdinde başlatmış olduğu 29 adet icra takip dosyasında borçlular tarafından ödenen 7.005.40 TL'yi peyderbey çeşitli tarihlerde çekerek tahsil ettiği, tahsillerden katılanı haberdar etmediği, söz konusu bu icra dosyalarında yaptığı masraflar ve hak ettiği vekalet ücretinin toplam 4.208.71 YTL olduğu,
kalan 2.796.69 YTL'yi makul süre içerisinde şikayetçi iş sahibine iade etmesi gerektiği halde uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda, katılan ile sanık arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmayıp sanığa her hangi bir ücret ve masraf ödendiğine dair delil bulunmadığı, şikayet tarihi itibari ile katılanın alacaklı olduğu ve sanığın vekilliğini yaptığı suça konu icra takiplerinin halen devam etmekte olduğu,
bu halde sanık tarafından dava ve icra takiplerinin takip edilerek vekillik görevinin icra edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın, kendisine ücret ödenmediğinden bahisle hapis hakkını kullandığına yönelik savunmasının aksine suç kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki mahiyette olup suçun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/4325, K. 2014/16910, 21 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama