KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/5353 E., 2014/18607 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Kuyumculuk ile iştigal eden sanığın, katılana sattığı 6.680 USD ile 60 adet Cumhuriyet altınını muhafaza etmek için aldıktan sonra, işlerinin bozulduğundan bahisle iade etmeyerek devir amacı dışında tasarrufta bulunduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
sanığın savunmasında, iflas ettiğinden borcunu ödeyemediğini, ancak eline para geçtiğinde katılana ödemede bulunacağını, katılana herhangi bir vaad ya da telkinde bulunmadığını, katılanın kendisini telefonla aradığını ve parayı verdiğini, kendisinin de kabul ettiğini, çünkü kuyumculukla iştigal ettiğini, parayı aldığına dair işyerine ait kart vizitinin arkasını imzalayarak katılana verdiğini beyan ettiği, katılanın ifadesinin de sanığın savunmasıyla örtüştüğü, olayın bu haliyle katılan ile sanık arasındaki hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla;
sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/5353, K. 2014/18607, 11 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama