KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/763 E., 2013/11181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan tarafından kaybedilen ve çalındığına dair ihbar ve hukuk mahkemesinden ödenmemesi hususunda tedbir kararı aldırılan dolu durumdaki hamiline yazılı 08/09/2009 gün ve 3.500 TL bedelli çeki bilinmeyen biri ele geçirdikten sonra, önce ... diye bir isim yazıp sonrada kendi adını yazarak ciro ile 12/09/2009 tarihinde bankaya ibraz ederek tahsil etmesi şeklinde gerçekleşen eylemin nitelikli dolandırıcılık olarak kabulü ile sanığın mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine ancak,
Sanığın işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinde yazılı haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmasına
karar verilirken, 1. fıkrasının c bendinde yer alan hakların kendi alt soyuna yönelik olması halinde yasaklamanın koşullu salıverilme tarihine kadar geçerli olacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/763, K. 2013/11181, 17 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama