KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/8454 E., 2013/11759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme, hakaret
- Hüküm
- Ceza verilmesine yer olmadığı kararı, Beraat
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılan ...'a karşı hakaret eylemi ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye ..., şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun ... şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun,
hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, ... ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; sanığın katılan ...'a ait eve eşyasını almak için geldiği, bu sırada katılan sanık ...'a sinkaflı sözlerle hakaret ettiği; bunun üzerinekatılan sanık ...'un da sanığa sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia edilen olayda ;
1-Katılan sanık ... ve sanık ... hakkında hakaret suçunden verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan sanık ...'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın katılan ...'a ait kapı camını kasten kırdığı katılanların beyanları, sanığın savunması ve görgü tespit tutanağı içeriğine göre sabit olması karşısında katılan ...'un suç tarihi itibariyle sanığın kayınvalidesi olduğuna ilişkin vukuatlı nüfus kaydı temin edilerek mala zarar verme suçu yönünden TCK'nın 167/1-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/8454, K. 2013/11759, 25 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama