KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2013/9211 E., 2015/21739 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, yasak nitelikte mermi bulundurma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların,... plakalı aracı 10.000,00 TL karşılığında almak için katılanla anlaştıkları, ancak parayı altın bozdurarak vereceklerini, altın fiyatlarının ..‘da ucuz olduğunu, bu nedenle ...da bozdurmaları gerektiğini söyledikleri, şikayetçinin kabul etmesi üzerine ...
Noterliği’nin 28.04.2008 tarih ve 2008/2874 sayılı araç satış sözleşmesi ile aracın satışının gerçekleştiği, daha sonra beraber..'a gittikleri, burada ...'ın altınları bozduracağını söyleyerek evden ayrıldığı, sanık ...in de, ...'ı aramak bahanesiyle çıktığı, sonrasında ise eve dönmedikleri, şikayet sonrasında sanık...'ın evinde yapılan aramada 6136 sayılı Kanun kapsamında bulundurulması suç teşkil eden 5 adet 7,65 çapında mermi ele geçirildiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/9211, K. 2015/21739, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama