KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/18475 E., 2015/26301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suça sürüklenen çocuk
- ...
- Suç
- Nitelikli hırsızlık, nitelikli mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.
Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir.
Medeni Kanun'un 19. maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir.
Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir.
Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, haklarında mahkumiyet kararı verilen temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte, Dr.Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi'nin içerisine hastanenin arka tarafındaki morg girişinden gece saat 03:30 sıralarında hırsızlık amacı ile girdikleri, girişin hemen sağındaki kilitli ahşap dolabın kapak kilidini kırdıkları, içinden çalmaya değer bir şey bulamayınca veznelerin bulunduğu üst kata çıktıkları, burada bulunan güvenlik kameralarının yönlerini yukarı çevirdikten sonra veznelerin bulunduğu yerdeki ikinci çekmecenin kilidini kırarak çekmeceyi açtıkları ancak yine değerli bir şey bulamadıkları,
temyiz dışı sanık ...'in hastane içinden alıp sağ ayakkabısının içine sakladığı iki çift ameliyat eldiveni dışında bir şey alamadan güvenlik güçlerince yakalandıkları anlaşılmakla, eyleminin atılı suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/18475, K. 2015/26301, 4 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama