KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/21527 E., 2015/26102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, müştekinin aracının camını taşla kırmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilen somut olayda;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, müştekinin görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve tanık ...'ın kendisine bildirmesine istinaden sanıktan şikayetçi olduğu, müşteki ile husumetli olduğu anlaşılan tanık ...'nın ise soruşturma sırasında eylemin bizzat sanık tarafından gerçekleştirildiğini bildirmesine rağmen duruşmada tanımadığı iki kişinin araca zarar verdiğini, bu aracın kendi aracına benzemesinden dolayı sanığın azmettirdiği bu şahısların yanlışlıkla müştekinin aracına zarar verdiklerini zannettiğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında,
CMK'nın 212/2. maddesi uyarınca tanığın evvelce alınmış ifadesi okunup sorulmak suretiyle beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesine çalışılmadan ve aynı Kanunun 230/1-b maddesi gereği tanığın hangi anlatımına hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı karar yerinde açıklanıp gösterilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/21527, K. 2015/26102, 2 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama