KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/5075 E., 2015/22461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu malına zarar verme, hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, 28.11.2010 tarihinde ... Belediyesine ait deponun asma kilidini kırarak içeri girdiği, akabinde içeride bulunan katılan ...'e ait metal eşyaları alarak hurdacılık yapan temyiz dışı sanık ...'e 50 TL karşılığında sattığı, daha sonra kırdığı asma kilidin yerine yeniden kilit yaptırıp anahtarını belediye görevlisine teslim ettiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, görgü tespit tutanağı, teslim tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “ velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan yoksunluğun “ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde kararlar verilmesi,
2-Sanık hakkında hükmolunan cezaların sanığın sabıka kaydında bulunan ve en ağır cezayı içeren ilamın esas alınarak mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkemenin kesinleşmiş ilamları tekerrüre esas alınarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılıp yerlerine, "53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/5075, K. 2015/22461, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama