KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2014/613 E., 2016/5599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2, 53 ve 58/7-8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Şikayetçi ...'ün ...ri'de bulunan ...
Hastanesi'nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığı, 27/12/2011 günü sanık ...'ın şikayetçiye telefon ettiği ve kendisinin doktor ... olduğunu, babasının vefat ettiğini, cenaze işleri için paraya ihtiyacı olduğunu söyleyip şikayetçiden 200,00 TL borç para istediği, şikayetçinin bu şahsı önceden tanımadığı halde meslekdaşı olduğundan yardım etmeyi düşündüğü, muhasebeden para almaya gittiği, bu sırada hastane koridorunda rastladığı bir arkadaşına ... tanıyıp tanımadığını sorduğu, onun bu isimde bir doktoru tanımadığını ve daha önceden benzer dolandırıcılık olaylarının olduğunu söylemesi üzerine muhasebeden para almadan ayrıldığı,
bundan sonra sanık ...'ın tekrar şikayetçiye telefon ettiği ve parayı sorduğu, şikayetçinin bu kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla "Tamam parayı ayarladım, gelin vereyim" dediği, sanığın "Siz zahmet etmeyin, hastanenin karşısında ...
Eczanesi var oraya bırakırsanız ben oradan alırım" diye karşılık verdiği, şikayetçinin de kabul ederek durumu polise bildirdiği, sanık ...'ın arkadaşı olan ve hakkında beraat hükmü verilen ...'ı arayarak, bir doktor tanıdığının eczaneye para bırakacağını, onu alıp gelmesini söylediği, ...'ın ...
Eczanesine giderek orada çalışan tanık ...'na emaneti almaya geldiğini söylediği, o sırada eczaneye gelen güvenlik görevlilerinin ...'ı yakaladıkları, daha sonra da sanık ...'ın yakalandığı şeklindeki olayda;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine ve hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/613, K. 2016/5599, 31 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama