KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/14203 E., 2015/30595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/300803
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan M..
Ş.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Patnos Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/12/2014 tarihli ve 2011/954 soruşturma, 2014/654 esas, 2014/160 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1-a maddesine aykırı olduğundan anılan Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2015 tarihli ve 2014/159 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 13/02/2015 tarihli ve 2015/86 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.08.2015 gün ve 2015-E.16946/54319 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/09/2015 gün ve 2015/300803 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; şüphelilerin eylemlerinde hile, menfaat ve kamıı zararı bulunmamasından dolayı suçun oluşmadığı, eylemlerin idari yaptırımı gerektirdiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun'un 170/2.maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa.
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/14203, K. 2015/30595, 2 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama