KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/20 E., 2015/2676 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın, mağdurdan arkadaşı ile görüşmek amacıyla telefonunu isteyip yanından uzaklaştığı ve telefonunu iade etmediği, bu suretle sanığın hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; mağdurun geçici de olsa zilyetliği devir iradesinin olmadığı, fiili hakimiyetin kaybı sonucu oluşan zilyetlik ile de hırsızlık suçunun oluşacağına yönelik ve Yargıtay bozma ilamına dayanan kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanık hakkında kurulan 19/09/2007 tarih ve 2007/87 esas, 2007/994 karar sayılı ilk hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı halde 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılıp ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmolunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/20, K. 2015/2676, 4 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama