KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/4624 E., 2015/29939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dikili ağaç, fidan ve bağ çubuğuna zarar verme
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın taşınmazı ile katılanın hazineden ecrimisil ödeyerek kiraladığı taşınmazların yanyana oldukları, sanığın taşınmazının üzerinde sera olduğu ve domates yetiştiriciliği yaptığı, sanığın serasının hemen bitişiğinde katılanın arazisi üzerinde dört adet okaliptus ağacı bulunduğu, sanığın bu ağaçları serasına zarar vermesinden dolayı kuruttuğu, bir tanesinin dallarını keserek zarar verdiği, böylece sanığın mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın suça konu ağacın bulunduğu yerin kendisine ait olduğunu, katılanın ise ağaçların dikili olduğu arazinin ecrimisilini ödedikleri, ağacın babası tarafından dikildiğini belirtmeleri karşısında, sanığın savunması araştırılarak ve gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından ecrimisil ödeme belgelerinin getirtilerek incelenmesi ve seraya yapılan ilaçlamanın bu ağaçları etkileme özelliği olup olmadığı işin uzmanları tarafından araştırılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/4624, K. 2015/29939, 13 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama