KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2015/6766 E., 2015/25050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda ; Tanık...’ın ... adlı işyerinde kalfa olarak çalışan katılanın, yanında bir bayanla gelen şüpheli ile tanıştığı diyaloglarının ilerlediği bir dönemde şüphelinin ona “... senin sanatını beğeniyorum .. istersen yurt dışında çalışmanı sağlayabilirim...” diyerek inandırıcı vaatlerde bulunup, pasaport ve benzeri işlemlerde kullanılacağını belirterek zaman içinde şikayetçiden peyder pey 5.000 TL. Civarında para alarak haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki eleştiri ışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, haksız yarara konu miktarı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında “değişik zamanlarda” bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla işleyerek elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmakla; TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2015/6766, K. 2015/25050, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama