KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/10744 E., 2020/425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Beraat (ayrı ayrı
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belge sahtecilik suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz dışı sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verildiği ve söz konusu kararlara yönelik temyiz dışı sanık ... müdafi tarafından verilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu, bu dilekçenin itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek, temyiz dışı sanık müdafi tarafından 21/02/2014 tarihli dilekçe ile isteminden vazgeçmesi nedeniyle itirazın reddine dair ek karar verildiği anlaşılmakla, itiraza tabi söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı temyiz incelemesi dışında bırakılarak yapılan incelemede:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak icra takiplerine başlandığı 08/07/2009 tarihi yerine, 2009 yılı yazılmış ise de bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Karı-koca olan katılanlara 12/03/2009 tarihinde yapılan sayısal loto büyük ikramiye çekilişinde 24.908.000 TL tutarındaki ikramiyenin isabet etmesi üzerine, katılanların bu parayı tahsil etmesi için daha önceden tanıdıkları Ziraat Bankası ...
Şubesi müdürü olan...' a vekaletname vererek parayı söz konusu banka şubesinde açtıkları hesaba yatırılmasını sağladıkları, daha sonra ikamet ettikleri evi kiraya verip başka bir adrese taşındıkları, 09/04/2009 tarihinde temyiz dışı sanıklar ... ve ...’in, İş Bankası...Şubesinde müdür olarak görev yapan sanık ...’ın yanına giderek sanık ... ve temyiz dışı sanık ...’in yanında çalışan sanık ...’i tanık olarak göstermek suretiyle söz konusu sayısal lotonun kendilerine isabet ettiğine ve ikramiyenin aralarında paylaşımına ilişkin ortaklık ve hisse sözleşmesi adı altında sözleşme düzenledikleri, 09/06/2009 tarihinde ise,
bu sözleşmeye ek sözleşme tanzim edip yine sanıkların tanık olarak gösterildiği, akabinde söz konusu sözleşmelere istinaden temyiz dışı sanık ...’in alacaklı, soyisim benzerliği olan temyiz dışı sanık ... ve...nin ise borçlu olarak gösterilerek muvazaalı şekilde toplam altı adet icra takibi başlatıldığı, bu icra dosyalarında 3. şahıs olarak gösterilen katılanların taşınmış oldukları eski ikamet adreslerine sahte tebliğ mazbataları düzenlenmek suretiyle gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz şekilde kesinleştirilmesi sağlandıktan sonra, katılanlara ait bankada bulunan paraya haciz konulduğu,
katılanların icra hukuk mahkemesine açtıkları davalar sonucunda hacizlerin kaldırıldığı, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, ekspertiz raporu, icra dosyaları, icra hukuk mahkemesinde görülen şikayet davaları, suça konu sözleşmeler, haciz ihbarnamelerine ilişkin tebliğ mazbataları, ...C.Başsavcılığı’nın 2009/21501-2010/10512 sayılı takipsizlik kararı ve tüm dosya kapsamına göre;
sanıkların suç kastıyla hareket ettiklerine ve üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair, mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan, sanıkların beraatlerine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/10744, K. 2020/425, 16 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama