KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/13647 E., 2020/1938 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili ile sanıklar müdafii tarafından vekalet ücreti talebiyle sınırlı olarak temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların ortağı ve temsilcisi oldukları şirket ile katılan şirket arasında Türkiye'den boraks madeni alınması konusunda anlaşma yapıldığı, bu doğrultuda sanıkların yetkilisi olduğu şirket tarafından aralıklı olarak iki kez olmak üzere boraks madeninin gönderileceği ve katılan şirket tarafından da ödeme yapılacağı, anlaşma doğrultusunda katılan şirket yetkilileri tarafından muhtelif tarihlerde olmak üzere mal teslim alınmadan sözleşmede kararlaştırılan tutarın sanıklara gönderildiği,
ancak malın bir kısmı teslim edildiğinde katılanların adlarına ithalat yaptıkları müşterileri olan ve aynı zamanda İran’da devlet kuruluşu olduğunu beyan ettikleri .... şirketinin gönderilen malın toprak olduğunu tespit ettirmiş olduğu, sanıklara bu durumun iletilmiş olmasına rağmen mağduriyetin giderilmediği ve sanıkların şirketinin tasfiye halinde olduğu, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia olunan olayda; tarafların her ikisinin de şirket olduğu ve aralarında ticari ilişki ve bir anlaşma olduğu,
bu doğrultuda katılan tarafından kararlaştırılan bedelin, sanıkların da dosyadaki bilgi, belge ve faturalara göre göndermiş olduğu bir ticari malın bulunduğu ancak taraflar arasındaki uyuşmazlığın malın niteliği ve gönderilen bedelin iadesi konusunda olduğu, bu hali ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın karşılıklı bir ticari anlaşmadan kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu, nitekim gönderildiği ancak uygun çıkmadığı belirtilen mal konusunda ayıplı mal olması nedeniyle her zaman için anlaşma kapsamında hukuki yollara başvurma imkanı bulunduğu,
bu nedenle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı kabulü ile verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan "avukatlık asgari ücret tarifesinin" 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/13647, K. 2020/1938, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama