KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/13805 E., 2020/2884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili, vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ile katılan firma arasında, katılan firmanın ürettiği ambalajlanmış suların toptan olarak sanığın sahip olduğu ... Gıda İnş. Nak. Oto. Paz. Tic. Ltd. Şti. firması tarafından alınıp satılması şeklinde ticari iş ilişkisinin bulunduğu, sanığın katılan firmadan bayilere dağıtmak üzere su almaya başladıktan sonra kendi imzası ile keşide ederek katılan firmaya teslim etmiş olduğu ... Şubesi ve Türkiye ...
Bankası Gebze Şubesi nezdinde bulunan ticari hesaplarına dayanarak aldığı çek karnelerinden keşide ettiği çeklerin ticari teamüllere göre ileri tarihler olarak belirlenen keşide tarihlerinden ve buna bağlı olarak ibraz tarihlerinden önce ilgili bankalara çeklerin rıza dışında elinden çıktığı beyanı ile Türk Ticaret Kanununun 711. maddesi hükmüne dayanarak ödeme yasağı koydurarak çekler hakkında ceza hukuku bakımından yapılacak şikayetlerin ve takip hukuku bakımından çeklerin tahsilinin önüne geçmeye çalıştığı,
aynı kasıt altında birden fazla çek için çekler rıza dışı elinden çıkmadığı halde bankalara başvurarak ödeme yasağı koydurmak suretiyle çeklerin tahsilini engellemeye çalıştığı, bu şekilde üzerine atılı suçu zincirleme olarak işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın savunmaları, katılan beyanları ile dosya kapsamından, taraflar arasında içme suyu ticaretinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, sanığın ödemeden men talimatı vermesine rağmen katılan ile ticari ilişkilerinin devam ettiği, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediği, çeklerin önceden doğan borca karşılık ileri tarihli olarak verildiği ve yararın önceden sağlandığı gerekçeleri ile suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kabulü ile sanık hakkında verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun subut bulduğuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/13805, K. 2020/2884, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama