KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/4194 E., 2018/559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- TCK'nın 155/2, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların, katılanın yöneticiliğini yaptığı sitede daha önce yöneticilik yaptıkları, yapılan incelemede, üyelerden toplanan aidatların, sanıklar tarafından şahsi işler için kullanıldığının belirlendiği ve buna göre sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ...’ın 2002-2004 yılları arasında site yöneticiliği yaptığı, buna göre 31/12/2004 olan suç tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 510, 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının hükümden önce ve 31/06/2012 tarihinde dolduğu dikkate alınarak, vaki zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmede yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, mağdur ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ile dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, sanığın, site için üyelerden topladığı paraları değişik zamanlarda uhdesinde tutarak şahsi harcamaları için kullandığının sabit olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
a- 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b- 5271 sayılı CMK'nın 324/1 ve 326/2. maddeleri uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinden eşit şekilde sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/4194, K. 2018/559, 5 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama