İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /15. Ceza Dairesi

YARGITAY · 15. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/7583 K.2019/9635

Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Esas2017/7583Karar2019/9635Tarih9 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.278 kelime

KÜNYE

15. Ceza Dairesi 2017/7583 E., 2019/9635 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Ekim 2019
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
Hüküm
TCK' nun 158/2, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.278 kelime·6 dk okuma

Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Olay tarihinden bir kaç gün önce katılanla tanışan sanığın katılana, Yargıtay'da tanıdıkları olduğunu, orada mübaşir olarak işe aldırabileceğini söylediği ve bu iş karşılığı 1.750 TL para istediği, katılanın da bu parayı verdiği, telefonla da bu işle ilgili sürekli görüştükleri, sanığın bir hafta sonra, Yargıtay'da ....isimli kişiye bu işin olması için 2.000,00 TL daha para vermesi gerektiğini söyleyince katılanın 2000 TL daha verdiği, sanığın daha sonra ortadan kaybolduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;

1)5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise;

sanığın, Yargıtay'da ...isimli bir kişiyi tanıdığını ve onun vasıtasıyla burada mübaşir olarak işe aldırabileceğini söyleyip iş bulma karşılığında ondan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde yer alan ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi dolandırıcılık suçundan cezalandırılması yerine yazılı şekilde suç vasfında hataya düşülmesi,

2)Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/10/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Karşı Oy;

Katılanın KPSS'ye girdiği, sınav sonuçlarının açıklanmasına rağmen herhangi bir işe yerleştirilmemesi sebebiyle işsiz olduğu, bir yakını vasıtasıyla kendisini işe girdireceğini düşündüğü sanıkla suç tarihinden bir kaç gün önce tanıştığı, sanığın katılana "Yargıtay'da... adında benim bir tanıdığım var, onun vasıtasıyla senin işini halederim, Yargıtay'a seni mübaşir olarak aldıracağım" diyerek katılanı ikna ettiği, katılanın evinde 2-3 gün misafir olarak kaldığı,

katılandan işe yerleştireceği vaadiyle 1.750 TL menfaat temin ettiği, bir hafta sonra da katılana Yargıtay'da işini yapacak...'ya da 2.000 TL verilmesi gerektiğini söyleyerek 2.000 TL daha para almak suretiyle neticeten 3.750 TL menfaat sağlayarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği idiasıyla açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucu sanığın TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyetine hükmedildiği,

Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda. "TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese dahi kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut hadisede ise;

sanığın, Yargıtay'da... isimli bir kişiyi tanıdığını ve onun vasıtasıyla burada mübaşir olarak işe aldırabileceğini söyleyip iş bulma karşılığında katılandan menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin TCK'nın 157. maddesinde yaptırıma bağlanan ve uzlaşma kapsamında olan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle, ayrıca sanığın eyleminin aynı suç işleme kararıyla değişik zamanlarda birden fazla kez tekrar etmesi sebebiyle, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasındaki zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak eksik ceza tayin edildiği" gerekçesiyle verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Sanığa zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dair bozma gerekçesinde sayın çoğunluk ile aramızda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Ancak, sayın çoğunluğun sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin görüşlerine katılmıyoruz.

Şöyle ki;

765 sayılı mülga TCK'nın 278. maddesinde bağımsız bir suç olarak yaptırıma bağlanan "Nüfuz Ticareti" 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasında nitelikli dolandırıcılık suçu olarak düzenlenmiş ve bu husus TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasının gerekçesinde "Maddenin ikinci fıkrasında 765 sayılı TCK'nda bağımsız bir suç olarak tanımlanamaz nüfuz ticareti dolandırıcılık suçunun bir nitelikli şekli olarak tanımlanmıştır. Bu hükme göre; kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak başkasından menfaat temin eden kişi dolandırıcılık suçunun nitelikli şeklinden dolayı cezalandırılacaktır." şeklinde açıkça ifade edilmiştir.

5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasında kanun koyucu sanığın kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işi gördüreceği vaadiyle suçun mağdurunu aldatmasını yeterli görmüş, kamu görevlisinin makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabının belirgin olması hususuna madde metninde yer verilmemiştir. Aksine menfaat teminine vasıta kılınan işin belirgin olmasını suçun unsuru olarak sarih bir şekilde vurgulamıştır.

Ne var ki 765 sayılı TCK'nın 278. maddesine ilişkin yerleşik Yargıtay uygulaması 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasının kapsamını daraltacak şekilde yeni yasal düzenleme içinde aynen uygulanmaya devam edilerek, ceza yargılamasında kıyas, daraltıcı ya da genişletici yorum yapmak mümkün değil iken, ceza yargılamasındaki evrensel ve temel ilkeler gözardı edilerek, yasa koyucunun muradının ötesinde yasa metnine anlam yüklenmiştir.

Nitekim CGK 16.03.1985 5/456-146 sayılı kararında bu duruma izahat getirmiştir. Mezkur kararda "... Nüfuz ticareti dolandırıcılık suçunun unsurlarını da ihtiva eder. Bir dolandırıcılık eyleminin nüfuz ticareti olarak vasıflandırılabilmesi için TCK'nın 278. maddesindeki unsurların da gerçekleşmesi gerekmektedir. Aksi halde, sanığa TCK'nın 278. maddesi ile değil, 503. maddesiyle ceza tertip edilmelidir.

Olayımızda da unsurları bakımından nüfuz ticareti suçu oluşmadığından, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği... somut olayda sanığın herhangi bir kamu görevlisinden ismen bahsetmediği gibi rütbe ve makam adı dahi zikretmeksizin kamu görevlilerine işini gördüreceği eyleminin dolandırıcılık suçuna temas edeceğine..." hükmetmiştir.

765 sayılı TCK'nın 278. maddesi ile dolandırıcılık suçunu ayırmak amacına matuf önceki yerleşik Yargıtay uygulamaları 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrası içinde yasa metnindeki farklılığa, yeni yasanın gerekçesindeki açık izahata rağmen aynen uygulanmak suretiyle hukuki hata yapılmıştır.

Yeni düzenlemede "işin belirgin" olması aranırken "kamu görevlisinin belirgin" olmasına dair ve yeni metnin içeriğine uygun düşmeyen eskiden oluşan içtihatların yeni yasaya uygulanarak yasa kapsamı daraltılmıştır.

Diğer taraftan. 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 2. fıkrasında kamu görevlisinin belirgin olmasını aramak, anılan maddenin kendi içinde de çelişki oluşturacaktır. Filhakika 5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde.

"Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle" dolandırıcılık suçunun işlenmesinde dairemizin uygulamalarında da sanıkların banka, sigorta ve kredi kurumlarındaki müşahhas kişilerden bahsetmeksizin tanıdıklarının olduğundan bahisle fiilin icrası halinde eylem nitelikli dolandırıcılık suçu olarak vasıflandırılarak daha ağır cezai yaptırım uygulanırken,

aynı maddenin 2. fıkrasındaki kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu belirterek suç işlemesi halinde (l) bendinde aranmayan belirgin kişinin 2. fıkrada yasa metninde yer verilmediği halde bu fıkradaki "işin belirgin" olması "kamu görevlisinin belirgin" olması şeklinde yukarıda izah edilen ve yasa metnine uygunluk arz etmeyen eski içtihatların uyarlanması suretiyle basit dolandırıcılık suçuna temas eder şekilde nitelendirilmesi yasa metnine aykırılık teşkil etmektedir.

Kaldı ki suçun mağdurlarını kandırmakta sanıkların banka, sigorta yada kredi kurumlarındaki kişileri tanıdıklarına dair anlatımlarına nazaran kamu görevlileriyle ilişkilerinin olduğuna dair beyanlarının daha etkili olduğu da dairemize yansıyan yargılama dosyalarında aşikarken, kanun koyucunun muradına ve yasa metnine uygun düşmeyen ayrıca kendi içinde tenakuz arz eden uygulama toplumun adalet duygusunu da örseleyecektir.

Kamu görevlisiyle ilişkisinin olduğunu söyleyerek suç işleyen faildeki ahlaki kötülüğün, yalnız başkalarını dolandırmakla kalmayıp, aynı zamanda kamu görevlilerini şüphe altına sokmaktaki vahameti gözardı ederek suçun nitelikli halini basit dolandırıcılık olarak kabul eden çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesince dosya kapsamına uygun olarak, iddia savunma ve tüm deliller karar yerinde tartışılıp irdelenerek, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmek suretiyle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. Aleyhde de temyiz olmadığına göre TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanmaması yönünde eliştiriye de yer verilmek suretiyle yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmektedir.

Bu bakımdan; anılan mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, kararın onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanığın eyleminin uzlaşma kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesine dayanan mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin görüşlerine katılmıyoruz.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/7583, K. 2019/9635, 9 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2017/7583
Karar No
2019/9635
Tarih
9 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/7592 K.2019/9811
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/7595 K.2019/9983
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/7596 K.2019/9946
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/7600 K.2019/14562
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/7602 K.2019/14554
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/7617 K.2019/9625

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.