KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2017/8608 E., 2019/12601 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nun 158/1-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, aslında Ukrayna uyruklu olup evlenme ile Türk vatandaşı olduğu ve suç tarihi itibari ile ...
İnşaat.....Ltd Şti isimli şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, tatil için Türkiye'ye gelen, burada mülk edinmek isteyen İrlanda uyruklu katılan ile tanıştığı, sanığın olay tarihinde katılanı kazançlı bir yatırım olacağı konusunda inandırarak tanık Kerim'den 135.000 TL karşılığında satın alma hususunda anlaştığı dairenin tapusunun devri sırasında, katılanı yabancı uyruklu olmasından dolayı taşınmaz maliki olmasında bürokratik sorunlar çıkacağınını belirterek taşınmazını şirketi adına devralınması hususunda ikna ettiği,
bunun için önce 04/01/2010 tarihinde katılanı adı geçen şirkete ortak ettikten sonra katılanın bedelini ödediği taşınmazın 05/02/2010 tarihinde şirket adına tescilini sağladığı, bilahare 25/05/2010 tarihli gayrimenkul satış yetkisini içeren vekâletnameye dayanarak katılanın bilgisi ve rızası dışında taşınmazı ... isimli 3. kişiye satarak haksız menfaat elde ettiği, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın en baştan beri katılanın kendisi tarafından bedeli ödenene taşınmazı devretme niyetinin olmadığı ve katılanın zararını karşılamadığı, bu haliyle sanığın menfaatine katılanın zararına olacak şekilde şirket yöneticisinin dolandırıcılığı suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/8608, K. 2019/12601, 21 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama