KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2018/6504 E., 2019/1593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Gece vakti hırsızlık
- Hüküm
- 1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; TCK’nın 142/1-a, 143, 31/2, 62, 50/3 ve 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; TCK’nın 142/1-a, 143, 31/3, ve 62. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocukların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, suça sürüklenen çocuklar tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Suça sürüklenen çocukların hırsızlık suçunu geceleyin işlemiş olmaları karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.09.2013 tarih ve 2013/2-499-375 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 3. fıkrasında dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin de göz önünde bulundurulacağı belirtilmiş olup, buna göre dava zamanaşımının hesaplanmasında esas alınacak hapis cezasının üst sınırının suç tarihinde yürürlükte olan aynı kanunun 143. maddesi gereğince 6 yıl 8 ay olacağı da dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-d maddesi gereğince zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocukların, olay günü gece saat: 01.00 sıralarında Mustafa Kemal ilköğretim okulunun arka penceresinden içeri girerek hırsızlık yaptıkları anlaşıldığından, mahkemece verilen mahkûmiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk ...’ın, hükmün verildiği sırada farklı yargı çevresinde bulunan Siverek ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olması ve bozma ilamı öncesi ile sonrasında savunmasının alınması yanı sıra bozma ilamının lehine olması nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 326/2. maddesi gereğince gıyabında dahi hüküm verilebileceğinin anlaşılması hususları birlikte değerlendirildiğinde, savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/6504, K. 2019/1593, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama