KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/2466 E., 2020/11780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 43/2, 53, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ile katılanlar Berna Kızılırmak ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kapı komşusu olan katılanın kayın biraderinin Bağkur'dan emekli olabilmesi için yardımcı olabileceğini, kendisinin Bağkur'dan emekli olduğunu ve kurumda samimi olduğu bir müdürün bulunduğunu söyleyerek, yapılacak ilk masraflar için 1.960 TL parayı katılandan aldığı, o tarihten 10 gün sonra ...'un Bağkur borcu çıktığını, ayrıca çalışmalara da hız kazandırmak için para vereceğini söyleyerek, sanığın 10.000 TL daha istediği, katılanın akrabası ...'dan bu parayı alarak sanığa verdiği,
katılanın bu parayı ...'un Bağkur prim borcunu yatırdığını sanarak bankaya yatırdığı ancak paranın Bağkur hesabına yatırılmayıp, sanık ...'in hesabına yatırıldığını öğrendiği, sanıktan parayı geri isteyen katılanın parayı alamadığı, daha sonra sanığın katılana aldığı paralara karşılık olarak senet verdiği ancak senedi de ödemediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edildiği olayda, sanığın dolaylı ikrarı, katılan beyanları, tanık beyanları, uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamına göre;
sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hüküm fıkrasında "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 4.360 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibarelerinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından yazılan "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 4.360 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine," ibarelerinin çıkarılması, yerine "Katılanlar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/2466, K. 2020/11780, 3 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama