KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/2825 E., 2019/5254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, iftira
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 52, 53,
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
TCK'nın 267, 269/1, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dolandırıcılık ve iftira suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, kamyon şoförlüğü yapan müştekiler ... ve ... ile katılanlar ... ve ...'i, kendisinin çalışmakta olduğu nakliye şirketine daha iyi şartlarda şoför olarak aldırabileceği inancı yaratarak dolandırmaya çalıştığı, bu amaçla kendisini ... olarak tanıttığı, kullandığı telefonla şirket yetkililerini aramış süsü yaratıp, müştekilerden ve katılanlardan işe girmeleri için gerekli olan kimlik ve sürücü belgesi fotokopileri, sabıka kaydı, ikametgah ilmuhabiri gibi belgeleri, katılan ...'den sağlık raporu alması gerektiğini söyleyerek 200 TL para aldığı,
katılan ...'den 250 TL para istediği ancak katılanın üzerinde para olmadığı için daha sonra vermek üzere anlaştıkları, müşteki ...'dan belgeleri aldığı, henüz para talep etmemiş ise de, 13 TL'lik kontör göndermesini sağladığı, müşteki ...'in ise 130 TL para verdiği, sanığın katılanlar ... ve ...'in durumdan haberdar etmesi üzerine tanık ...'ın ihbarı üzerine 12/10/2011 tarihinde yakalandığı esnada polislere ... adına düzenlenmiş üzerinde kendi resmi bulunan kimlik fotokopisi ibraz ettiği, bu suretle sanığın dolandırıcılık ve iftira suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-) İftira suçunun özel bir halini düzenleyen ve TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmektedir.
Suç, hakkındaki soruşturma ve kovuşturmayı önlemek amacıyla işlendiğinden, fiil sonucunda soruşturma veya kovuşturmanın kimliği kullanılan kişiye yöneltilebilme imkanı olmalıdır. Bu bakımdan, kullanılan kimlik veya bilgilerin gerçek ve hayatta olan bir kimseye ait bulunmalıdır.
Hayali ve hayatta olmayan kişilere ait kimlik veya bilgilerin kullanılması durumunda TCK'nın 268. maddesindeki suç değil, koşulları varsa TCK'nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu oluşacaktır. Somut olayda, sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmış olduğu ... isimli kişinin gerçek kişi olup olmadığının denetimi olanaklı şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmediğinden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/2825, K. 2019/5254, 9 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama