KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2019/684 E., 2019/2088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- TCK'nın 157/1, 62, 52/2-4 ve 53/1-2-3. maddeleri
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
gereğince mahkumiyet
Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, masa ve sandalye kiralama işi ile uğraşan müştekiyi telefonla arayarak 300 tane sandalye ve 20 tane masayı kiralamak istediği, müştekinin masa ve sandalyeleri sanığın belirttiği yere teslim ettiği, 1 saat sonra sanığın tekrar müştekiyi telefonla arayıp 300 tane sandalye ile 10 tane masa daha istediği, müştekinin bu masa ve sandalyeleri de teslim etmesinden sonra sanığın söz konusu masa ve sandalyeleri üçüncü bir şahsa sattığı anlaşılmakla; eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu taktir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'u ile Bazı Kanunlar'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/11/2010 tarih ve 2009/1901 esas, 2010/1000 karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının, uyarlama yargılaması yapılmış ve tarafların uzlaşmış olmaları durumunda sanığın sabıka kaydında bulunan diğer ilamların hangisinin uygulanacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/684, K. 2019/2088, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama