KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/1510 E., 2007/1723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yüklenici davacının, davalı iş sahibi ... Belediyesine yapmış olduğu “foseptik” işi ile satılıp teslim edilen, inşaat malzemeleri bedellerini gösterir faturalar dayanak alınarak (14.289.450.000) TL. asıl ve (5.141.000.000) TL. işlemiş faiz alacağının ödetilmesi istemiyle hakkında başlatmış olduğu icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Borçludan temerrüt faizi istenebilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp, Borçlar Kanunu’nun 101/1. maddesi gereğince, alacaklı tarafından yapılan ihtar ile borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Somut olayda, içerikleri itibarıyla takibe dayanak alınan faturalar, “temerrüt ihtarı” niteliğinde olmadığı gibi, icra takibinden önce de borçlu davalı, alacaklı tarafından borçlu temerrüdüne düşürülmemiştir. O halde, dava ve takip konusu işlemiş temerrüt faizine yönelik borçlu itirazı haklı olduğu halde; buna yönelik davanın reddi yerine mahkemece kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, dava ve takip konusu alacak tutarı bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmiş bulunduğundan
likid değildir ve dolayısıyla İİK.nun 67. maddesinde öngörülen ve alacaklı yararına icra inkâr tazminatı takdirini gerektiren yasal koşullar gerçekleşmemiştir. Buna göre de mahkemece, davacının icra inkâr tazminatı takdiri ile tahsiline karar verilmesine yönelik isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu sebeplerle kararın bozulması gerekirse de, mahkemece düşülen bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/1510, K. 2007/1723, 20 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama