KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/2150 E., 2006/3336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı, ayıplar bulunduğunu savunmuş, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davanın birleştirilmesini istemiştir.
Mahkemece davalar birleştirilmiş, ayıp ihbarı TTK.nun 25/3. maddesine uygun sürede yapılmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve karşı davalı temyizi reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında, yurt dışında bulunan iş sahibinden alınan kumaşlardan dikilen pantolonların boyama ve yıkanması işinin yapımıyla ilgili sözlü anlaşmanın varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının yıkama-boyama işini ayıplı yaptığı konusundadır. Davalı yüklenici, davacı alt yüklenicidir. Anlaşmanın bu niteliği itibariyle hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olduğu açıktır. Bu nedenle dava, BK.nun 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesine ilişkin hükümler uyarınca çözümlenmelidir. Mahkemenin ticari satışlarla ilgili TTK.nun 25/3. maddesini uygulamasında isabet yoktur.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, eserin teslimini müteakip makul sürede açık ayıpların, ortaya çıktıktan sonra da yine uygun sürede gizli ayıpların yükleniciye bildirilmesi gerekir (BK.nun 359. madde). Ayıp ihbarı herhangi bir şekle tâbi değildir. Somut olayda boyama ve yıkama işlemi yapılan mallar 18.02.2002 ilâ 26.03.2002 tarihleri arasında 24 adet sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edilmiştir.
Davalı da, 16.03.2002 tarihli faks ve 28.03.2002 tarihli ihtarnameyle ayıp bildiriminde bulunmuştur. Bu haliyle ayıp ihbarının sürede yapıldığı kabul edilmelidir. Ayıptan doğan zarar tutarına gelince; davalının 2002/57 D.iş sayılı dosyada yaptırdığı tesbitte, 792 adet pantolonun ayıplı olduğu saptanmış, zarar hesabı yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, tespit raporunu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak davalı ve karşı davacının ayıplı imalâttan doğan toplam zararının saptanması, birleşen davada sonucuna uygun hükme varılmasından ibarettir. Eksik incelemeyle ve hukuki tavsifte yanılgıya düşülerek birleşen davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/2150, K. 2006/3336, 5 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama