KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/2452 E., 2006/3353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde husumet itirazında bulunmuş, dilekçesine bir ödeme belgesi fotokopisini eklemiştir. Bu ödeme belgesinde davalının imzası bulunmamaktadır. Sadece davacı yüklenicinin imzası vardır. Davalı vekili tarafından dosyaya konulan bu ödeme belgesinde çilek nakliyattan tahsil edilen bedeller gösterilmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya konulan ödeme belgesinin ilk sırasında 16.04.2003 tarihli 450 milyon TL.lık bir çek ödemesi yazılıdır.
Davacı tarafça bu çekin ön ve arka yüzlerinin fotokopisi dosyaya konulmuş, çekin hamilinin davalı ... olduğu ve onun tarafından davacıya ciro edildiği belirlenmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve 14.09.2004 tarihli beyanında aracı bir süre davalının oğlu Batuhan Okur’un kullandığını ve ödemenin de onun yaptığını beyan etmiştir.
Dosyaya davalı vekili tarafından konulan ödeme belgesi, ödeme belgesinde yazılı olan 450 milyon TL.lık çekin davalı tarafından davacıya ciro edilmiş olması
dikkate alındığında, taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu sonucuna varılmaktadır. Mahkemece taraflar arasında akdi ilişki olmadığı belirtilerek davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş, taraflar arasında yazılı sözleşme olmaması ve davacı tarafından gönderilen faturaların davalı tarafından iade edilmiş olması dikkate alınarak, davacı yüklenici tarafından yapılan işin yapıldığı tarih itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinden, davacı vekili tarafından kabul edilen davalı ödemeleriyle, bunun dışındaki davalı tarafından ispatlanacak ödemeler düşülmek suretiyle, sonucuna göre değerlendirme yapılıp, varsa davacı alacağının tahsili yönünde karar oluşturmaktan ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/2452, K. 2006/3353, 6 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama