KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/3080 E., 2007/5009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava ile birleşen davalar, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı, ifanın tamamlanması için tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece birleşen 2005/196 Esas sayılı dosyadaki davanın kısmen kabulüne, diğer davaların kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2) Muaccel bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur (BK.mad.101). Bunun yanında HUMK.’nın 74. maddesi uyarınca kural olarak hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez.
Somut olayda 2003/59 Esas sayılı asıl davada davadan önce temerrüt ihtarı olmadığı halde dava tarihi yerine daha önceki bir tarihten, birleşen 2003/175 Esas sayılı dosyada alacağın miktarı ve faiz talebi 29.08.2005 ıslah tarihinde yapıldığından ıslah tarihi yerine davadan önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesi ve birleşen 2003/191 Esas sayılı dava yönünden ise faiz istemi olmadığı halde dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Hükmün, bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki düşülen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/3080, K. 2007/5009, 19 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama