KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/3697 E., 2006/6194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Asıl dava, kat karşılığı inşaat yapım ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin feshi, eksik iş, kira bedeli, birleşen dava kira bedeli ve tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava edilen alacaklar inşaatın sözleşme ve eklerine uygun yapılıp teslim edilmemesi nedeniyle eksik iş bedeli, süresinde teslim etmeme nedeniyle kira bedeli (gecikme tazminatı) ve ek sözleşmede kararlaştırılan tazminattır. 15.12.1998 tarihinde inşaatın bitirilip teslim edilmemesi nedeniyle bu alacaklar muaccel (istenebilir) hale gelmiştir. Ancak bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için muaccel olması yeterli değildir.
Karşı tarafın ayrıca usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmesi gerekir. Asıl ve birleşen davada istenen kira bedeli süresinde teslim etmemeden doğan gecikme tazminatı olduğundan kira ve ecrimisil alacakları için uygulanan dönem sonundan itibaren faiz yürütülmesi kuralının tazminat alacaklarında uygulanması mümkün değildir.
Somut olayda gerek asıl davada gerekse birleşen davada talep edilen alacaklar yönünden davadan önce davalıların usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü ileri sürülüp kanıtlanmamıştır.
Bu durumda mahkemece asıl davada kabul edilen alacaklar için asıl dava, birleşen davada istenen alacaklar için birleşen dava tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken kira alacakları için ödenmesi gereken tarihlerden, eksik iş bedeli için tespit tarihi ve ek sözleşmedeki tazminat için inşaatın teslimi gereken tarihten itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Ancak düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/3697, K. 2006/6194, 2 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama