KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/5587 E., 2007/11 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava, ayıpların giderilme bedeli ile değer kaybının tahsili ve manevi tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kararın gerekçe bölümünde davalı ...’ın binanın teknik uygulama sorumlusu olduğu belirtilmiş, bu gerekçe aleyhine davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulmamıştır. Davacılar inşaatında davalılar tarafından yapıldığını iddia etmişlerse de, bu iddialarını ıspat edememişlerdir.
Davacılar tarafından temyiz edilmeyerek benimsenen gerekçe ve dosyadaki bilgiler dikkate alındığında, davalı ...’ın mimari proje müellifi ve inşaatın teknik uygulama sorumlusu olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davalı ...’ın sorumluluğunun bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. Dava ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/133 D.İş tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanılarak açılmıştır.
Tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna karşı davalı ... tarafından itiraz ileri sürülmüştür. Mahkemece yargılama sırasında ayıpların giderilme bedelleri konusunda bilirkişilerden rapor alınmamış, itiraza uğrayan tespit dosyasındaki bilirkişi raporundaki miktarlar esas alınarak dava sonuçlandırıldığı gibi, mimari proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olan davalı ...’ın kusur oranı ve sorumluluğu konusunda da bilirkişilerden rapor alınmamıştır.
İnşaat davacılar tarafından yapıldığına ve davalı ... teknik uygulama sorumlusu olduğuna göre, ...’ın sorumluluğu değerlendirilirken BK.nun 357. maddesinin de dikkate alınması, davalı ...’ın uyarı görevini yerine getirip getirmediğinin de incelenmesi gerekir. Belirtilen konularda uzman bilirkişilerden rapor alınmadan, itiraza uğrayan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden ayıplar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri ile Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayanların manevi tazminat isteminde bulunmaları mümkündür. Somut olayda davacıların kişilik haklarına bir saldırı olduğu iddia ve ıspat edilmiş değildir. Ayrıca inşaat davacılar tarafından yaptırıldığına göre, mimari proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olan davalı ...’ın dairelerin değerlerinin azalmasından sorumlu tutulması mümkün değildir. Mahkemece davacıların manevi tazminat ile değer azalması nedeniyle olan maddi tazminat istemlerinin reddi yerine, kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı ...’ın mimari proje müellifi ve teknik uygulama sorumlusu olması dikkate alınarak, uzman bilirkişilerden gerekirse keşif yapılmak suretiyle inşaattaki ayıpların giderilme bedelleri ve ...’ın sorumluluk oranı konusunda rapor alınarak, adı geçen davalının kusur durumuna göre varsa ayıpların giderilme bedellerinden sorumlu olduğu miktarın belirlenmesinden, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulmasından, davacıların manevi tazminat istemleri ile değer kaybı nedeniyle olan maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/5587, K. 2007/11, 15 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama