KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/6400 E., 2007/235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptâli istemine ilişkindir. Davalı cevap vermemiş, mahkemenin davanın reddine dair kararı davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davacı 07.11.2004 tarihli adi protokol ile borçlu ...’a zilyetliğini devrettiği aracın satışı nedeniyle düzenlenen 10.800.000.000 TL.lık senedi takibe koymuştur. 02.12.2006 tarihinde borçlunun evinde yapılan hacizde başkaca haczi kabil menkul mal bulunamamış, böylece borçlunun aciz hali sabit olmuş, böylece davanın ön koşulu gerçekleşmiştir. Satılan aracın trafikte tescilli malikince borçlunun eşi diğer davalı ... adına trafik kaydının devredilmek suretiyle tescilin sağlandığı, ... namına yapılan muvazaalı bu tasarrufun iptâli istenilmektedir.
Mahkemece takibin emre muharrer senede dayalı olduğu gözetilmeden alacaklı ile borçlu arasındaki senedin geçersizliğinden sözedilerek dava reddedilmiştir. Gerçekten araç satışına ilişkin adi sözleşme geçersiz ise de az yukarıda belirtildiği üzere borçlu bakımından takip kesinleşmiştir. Davacı, borçlunun Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde aracı eşi adına aldığını ikrar ettiğini de bildirmiştir.
Ayrıca eşinin bir geliri bulunmadığını, esasen kayıt malikine ödemenin de yapılmadan devrin sağlandığını iddia etmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davacının bu iddialarının incelenmesi, eşi adına tasarrufu gerçekleştirdiğine dair delillerinin toplanması, hazırlık evrakı celp edilerek davalı ikrarının değerlendirilmesi, borçlunun 07.11.2004 tarihli protokolle ilgili isticvap edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre hükme varılmasından ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/6400, K. 2007/235, 23 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama