KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7445 E., 2008/1629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Hakimliği
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat ... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 19.03.2002 tarihli inşaat sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı tarafından açılan ilk davada sözleşmenin geçerli olduğunun ve süre uzatımı verilmesi gerektiğinin tesbitine, birleşen davada ise akdin feshinin haksız olduğu ileri sürülerek, kâr kaybı ve yapılan masrafların tahsiline kadar verilmesi talep ve dava edilmiş, mahkemece davacıya süre verilmesi gerektiğinin ve sözleşmenin yürürlükte olduğunun tesbitine ve 5.000,00 YTL kâr kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu edilen 19.03.2002 tarihli sözleşme bedeli (para) karşılığı inşaat yapımına ilişkin olup tapuda pay devrini içermediğinden davalının 10.07.2003 tarihli encümen kararının davacıya ulaşmasıyla tek taraflı olarak feshedilmiş bulunmaktadır. Feshedilen bir sözleşmenin yürürlükte bulunduğuna ve bu sözleşme gereğince ek süre verilmesi gerektiğine dair karar bu nedenle yerinde değildir. Davacı fesih üzerine kâr kaybı ile bu inşaat nedeniyle yaptığı ve bedelini alamadığı imalâtın tahsilini ve şartları varsa teminat mektuplarının iadesini talep edebilir. Mahkemece birleşen davada diğer talepler reddedilmiş haksız fesih nedeniyle uğranılan kâr kaybı için 5.000,00 YTL’ye hükmedilmiştir.
Bu karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Şu hale göre ihtilaf davalı tarafından haksız olarak feshedilen akit nedeniyle mahrum kalınan kâr kaybının miktarının tespitinden ibarettir. Mahkemece alınan bilirkişi, raporunda davacı yüklenicinin bu işten dolayı kâr edemeyeceği belirtilmektedir. Hâl böyleyken mahkemece hangi gerekçeyle 5.000,00 YTL kâr kaybına hükmedildiği anlaşılamamıştır.
Bu durumda mahkeme yapılacak iş; asıl davanın reddine karar vermek, birleşen davada ise ne sebeple kâr kaybının verildiği izah olunup gerektiğinde bilirkişiden yeniden rapor alınarak davacının, haksız fesih nedeniyle uğradığı kâr kaybı varsa hüküm altına almaktan ibaret olmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/7445, K. 2008/1629, 14 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama