KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7662 E., 2008/1682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalı ile müdahiller vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat .... Müdahiller vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1- Davacılar 02.08.1990 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi arsa karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini de davaya konu yapmışlar, bu istek mahkemece kabul edilmiş, sözkonusu sözleşmenin feshine karar verilmiştir. Arsa karşılığı inşaat sözleşmesi arsa sahibi olarak davacılar dışında, ..., ... ve ... adlarına da vekil olarak ... tarafından imzalanmıştır. Sözleşmede, ... Mahallesi ...
Ada, 1 parsele inşaat yapılması kararlaştırılmış, sözleşmenin 15.maddesinde 323 ada 8 parsel ve 370 ada 30 parsel ile tevhid işlemi yapılacağı belirtilmiştir. İnşaatın yapıldığı ... Mahallesi 323 Ada, 15 parsel numaralı taşınmazın yapılan tevhit işlemi sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan ... Mah. 323 ada, 15 parselin tapu kaydının incelenmesinden, ... ’in de yapılan tevhit sonucu paydaş konumuna geldiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca ...’in de davanın açılmasından sonra 19.06.2003 tarihinde payını ...’e tapuda sattığı, bu şekilde ...’in de tapu paydaşı olduğu görülmektedir. Türk
Medeni Kanunu’nun 692.maddesi uyarınca sözleşmenin feshi davalarında sözleşmeyi imzalayanların hepsinin taraf olması zorunludur. Ayrıca somut olayda daha sonra paydaş olan ... ve ...’in de davada taraf olmaları gerekir. Belirtilen sözleşmenin tarafları ve sonradan tapu paydaşı olan kişilerin tamamı davada yer almadan veya bu kişilerin açılan davaya karşı muvafakatı sağlanmadan ve sözleşmenin feshinin niteliği açıklanmadan yazılı şekilde sözleşmenin feshine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, arsa sahibi olarak sözleşmeye katılan ..., ... ve ... ile devir ve temlik sonucu tapu paydaşı olan ... ve ...’in açılan fesih davasına karşı muvafakatlarının sağlanması için davacılara süre tanınmasından, adı geçenlerin davaya muvafakatları sağlanmadığı takdirde bu kişiler de davalı gösterilerek davacı tarafça açılacak fesih davasının bu dosya ile birleştirilmesinden, bundan sonra sözleşmenin feshi konusunda deliller toplanıp sonucuna göre değerlendirme yapılarak, sözleşmenin feshi istemi kabul edildiği takdirde bu feshin geriye veya ileriye etkili olduğu hususu da açıklanarak karar oluşturulmasından ibarettir.
2- Sözleşmede fesih halinde müspet zarar kapsamındaki ceza ile bu miktarı aşan zarar karşılığı kira bedeli ödeneceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda sözleşmenin feshine karar verilmesi yanında ceza ile bu cezayı aşan miktarda zarar karşılığı kira bedelinin tahsiline de karar verilmesi kabul şekline göre bozma nedenidir.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/7662, K. 2008/1682, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama