KÜNYE
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2006/7889 E., 2008/2136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı ... İnş. Gıda Tekstil Basım Yayın San.Tic.Ltd.Şti. tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat ... ile davalı-k.davacı vekili avukat ... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR -
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki Eylül 2001 tarihli ve “Sözleşme” başlıklı adî yazılı sözleşmenin kapsamının doğruluğu tarafların kabulündedir. Bu sözleşmeyi, davacı-karşı davalı iş sahibi; davalı-karşı davacı şirket ise yüklenici sıfatı ile imzalamışlardır.
Sözleşmenin “Gecikme Cezası” başlıklı ve “İş programı doğrultusunda yapılan çalışmalarda yükleniciden kaynaklanan gecikmelerde 500 (beş yüz) USD/gün gecikme cezası kesilecektir.” içerikli 20. maddesi hükmü, hukuksal niteliğince Borçlar Kanunu’nun 158/II. maddesi gereğince “ifaya ekli ceza koşulu” olup; sözleşmenin feshi halinde dahi yüklenici şirketten istenebileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmamaktadır. İfaya ekli cezanın istenebilmesi için sözleşmede aksine hüküm bulunmadığına göre, yanlar arasındaki sözleşmenin fesih olunmaması ve yürürlükte tutulması zorunludur. O halde davacı-karşı davalı yanca sözleşme feshedildiğinden mahkemece, 70.000 USD ceza alacağının reddi yerine; davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan (137.228,75) YTL alacak 25.07.2006 tarihinde davacı vekilince ıslah yolu ile istendiği ve bu miktar alacak için BK’nın 101/I. maddesi gereğince ıslah tarihi itibariyle davalı yüklenici, borçlu temerrüdüne düşürüldüğü halde; belirtilen 05.07.2006 temerrüt tarihi yerine 27.07.2005 tarihinden itibaren ıslah yolu ile artırılan alacağa temerrüt faizi uygulanması da doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2006/7889, K. 2008/2136, 3 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama